İŞİNİ YAPAN HERKES SANATÇIDIR

İŞİNİ YAPAN HERKES SANATÇIDIR

Ressam Murat Karabüyük, “Sanatın sadece bize atfedilmemesi lazım. Herkes kendi işinde yeteneklidir ve bana göre işini iyi yapan herkes de sanatçıdır” dedi

Türkiye’de sıra dışı çalışmalarıyla adından söz ettiren ressam Murat Karabüyük, resim yapmak için yetenekli olmanın şart olmadığını söyledi. Türkiye’nin yüzde 99’undan daha iyi resim çizdiğini de vurgulayan Karabüyük, “Bana göre işini iyi yapan herkes sanatçıdır” dedi.

DÜNYADA BİR İLK!

Dünyada daha önce yapılmayan duvar resim sergisi açtığını belirten Murat Karabüyük, “Lise ve üniversitede resim bölümünü okudum. Üniversite bittikten sonra Türkiye’yi dolaştım, birçok yere duvar resimleri yaptım. 2 bin metre kareye yakın duvar resmim vardır. Kütahya’da da duvar resim sergisi açtım ve bu dünyada ilk kez yapıldı. Uzun yıllar hocalık yaptım. Ayrıca sanat danışmanlığı, tiyatro hocalığı ve dans hocalığı da yaptım. Şu an yağlı boyalar, karakalem, dövme, yayınevlerinin kitap tasarımları gibi birçok çalışma yapıyorum. Çıkacak olan 8 karakalem çizim kitabım var. Bu aralar onlara yoğunlaştım” diye konuştu.

“300’E YAKIN İNSAN BOYADIM”

İnsan boyamaya 10 yıl önce başladığını dile getiren ressam Karabüyük, “Bugüne kadar 300’e yakın insan boyadım. İnsanı boyayarak kütüphane de yaptım. Yıllardır Türkiye’de resim kağıt ve tuval üzerine yapılıyor. Ben günde 3-4 saat uyuyan biriyim. Devamlı çalışıyorum ve üretiyorum. Öyle olunca da belli bir süre sonra kağıt sıkıyor artık. Bazen öğrencilerim, ‘Hocam sıkılmadınız mı portre yapmaktan?’ diye soruyor. Yorulduğum, sıkıldığım anda farklı tatlarla yoluma devam ediyorum. Eğer teneffüse çıkmasaydım, yani insan boyama, duvar resmi ya da 3 boyutlu resimler yapmasaydım, sıkılırdım.

“YETENEĞE İNANMAM”

Ben yeteneğe inanmam. Picasso, ‘Çalışmak yüzde 90, yetenek yüzde 10, eğer ikisi de varsa dehasın’ der. Ben de bu söze çok inanıyorum. Resim bir tekniktir, yoğunlaşmaktır, aklını vermektir. Bir şekilde o bilgiyi karşı tarafa veriyorsunuz zaten. Kimin eline kalem versek birkaç bir şey göstersek 3 ayda sağlam bir portre yapar. Yani, kişi resim yapmak isteyince yapar” şeklinde konuştu.

 

“TÜRKİYE’NİN YÜZDE 99’UNDAN DAHA İYİ RESİM ÇİZERİM”

Dünyanın en iyi 500 ressamı içinde olan dayısı Prof. Dr. Aydın Ayan’ı örnek aldığını ifade eden Murat Karabüyük, “6 yaşımdan itibaren sergilerle iç içeyim. Ailem ve akrabalarım güzel sanatların içinde olduğu için, ben de kendiliğinden bu yolda ilerledim zaten. Dayım Prof. Dr. Aydın Ayan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesinde rektör yardımcısı. Kendisi, ölen ve yaşayan dünyanın en iyi 500 ressamı içinde. Ben de onun yanında büyüdüm. 10 yaşında dayımın yaptığı resimleri çizdiğimi bilirim. Bu hayatın içinde büyüdüğüm için, bana her şey normal geliyor. Evet, iyi çizdiğimi düşünüyorum hatta Türkiye’nin yüzde 99’undan da daha iyi çizebildiğimi söyleyebilirim. Yaşanmış duyguları resimlerime yansıtıyorum aslında. Çok da aşık oldum. Yani, yaşadığım aşklar da beni besliyor.

 “İNSAN İLETİŞİMİ BAŞLI BAŞINA BİR SANATTIR”

Bu durum bana yetenek olarak gelmiyor artık. Sanat yalnızca resimde ya da güzel sanatlarda yoktur. İşini iyi yapan bir terzi, modacı ya da iletişimi iyi olan bir manav da sanatçıdır. Bana göre insan iletişimi başlı başına bir sanat. İşin içinde estetik ve yaratıcılık varsa orada iş, sanatçıya döner. Herkes kendi işinde yeteneklidir ve işini iyi yapan herkes de sanatçıdır bana göre. Yani, sanatın sadece bize atfedilmemesi lazım. Estetik olarak çevresini güzelleştirebilen herkes sanatçıdır” ifadelerini kullandı.

“RESMİN İÇİNDE DİSİPLİN OLMALI”

Herkesin disiplinli olması gerektiğine dikkat çeken Karabüyük şunları kaydetti: “Ben çok mücadeleler içinde yaptım bu işi. En çok disipline inanırım. ‘Resim özgürlüktür’ deriz ama ben işin o tarafını kabul etmiyorum. Disiplin için özgürlüğü kabul ediyorum. Resmin içinde bir disiplin olmalı. Çok da kitap okuyacaksınız. Çünkü bir şeyi yansıtıyorsunuz, hayal gücünüzün de inanılmaz derecede geniş olması lazım. Zamanında çıplak model yaptığım için birçok eleştiri aldım. Ama bundan 30-40 yıl önce Hacettepe’de de Mimar Sinan’da da çıplak model vardı. Ben yaptığımda, artık bir şeylere de kolay ulaşabildikleri için direkt eleştirebiliyorlar. Kimseye kendimi anlatma gibi bir derdim yok. Zaten işini güzel yaptığın zaman seni eleştirenlerin de sana bir şekilde işleri düşebiliyor. İşini iyi yapmak da disiplinden, araştırmaktan ve bilgiden geçiyor.”

“HER ŞEYİ UNUTULUR, TATLI MUHABBET UNUTULMAZ”  

Başarılı olmanın sırlarından da bahseden Murat Karabüyük,“İnsanlar, kendi çevresini ve yaşantısını güzelleştirmeye çalışsın. İşlerini güzel yapsınlar. Kimseyi kırmasınlar, herkesle çok iyi de iletişim kursunlar. İnsanlar, her şeyi unutur, tatlı muhabbeti ya da ikram edilen çay ve kahveyi unutamaz. Dönemimizde eksik olanlar da bunlar zaten. İşte bunları yaptıklarında ben değil, benden çok daha büyük üstatlar gibi hatta onlardan da çok daha iyisi olurlar. Sen iyi bir insan olduktan sonra, işine inandıktan sonra, belli bir disiplin içinde hareket edip araştırmalarını da yaptıktan sonra çok güzel yerlere gelebiliyorsun. Tavsiyem, disiplin içinde çalışsınlar ve devamlı çizsinler” diye sözlerine ekledi.

Haber Kaynağı : Gazete Türk